Türkçe

Trump’ın başkanlığı: Kurulu düzen bölündü

Yeni ABD Başkanı halk içinde oluşan yeni kutuplaşmayla baş etmek zorunda olduğu gibi, aynı zamanda da güç odakları arasında daha önce görülmemiş bir parçalanmayla da uğraşmak zorunda.

Trump’ın başkanlığı: Kurulu düzen bölündü

Seçim­ler­den önce ABD’deki hakim sınıf için­de­ki parçalan­maya dikkat çek­miştik. ABD elit­lerinin çoğun­luğu siyasal ve ekonomik ikti­dar frak­siy­on­larının favorisi Hillary Clinton’a destek verirken, askeri elit kes­i­mi ise Don­ald Trump’ın yanın­da yer almıştı.

Bu tabii ki ekonomik sis­tem kurum­larının monolotik olduğu anlamı­na gelmiy­or. Mesela Petrol sanay­isi, savaş ve jeopoli­tik ger­il­im­lerin ken­di iş ilişk­i­ler­ine uzun dönemde zarar vere­ceği­ni red­dediy­or (bakınız Rusya ve Libya). Boe­ing İran’a uçak sat­mak istiy­or. Dünya çapın­da­ki üre­tim sürecinin pay­laşıl­masın­dan kar çıkaran çok ulus­lu hold­in­g­lerin önem­li bir kıs­mı ise yeni pazarlar açıldığı sürece ve ucuz iş gücü mümkün kılındığı sürece savaş ve jeopoli­tik manevralara destek veriy­or.

Trump, şimdi­lik hakim sınıfın bu sek­törünü tehditkâr söylem ve vaatler­le yumuşat­mış durum­da. Bu tehditler, yeni seçilen başkanın ulusal üre­tim planını devr­eye sok­masıy­la yurt­dışın­da­ki önem­li üre­tim zin­cir­leri­ni kay­bet­mek­ten korkan, oto­mo­bil sek­törün­de­ki Amerikan (Ford ve Gen­er­al Motors) ve enter­nasy­on­al (Toy­ota, BMW, vb.) şir­ketlere yöne­lik.

Diğer taraftan şir­ket vergi­lerinin indirilme­si, “Trumpeco­nom­ics” diye adlandırılan baskın koru­macı ekono­minin ayrıl­maz bir parçası olup, bir üçüncü ele­ment ile yakın bağ içindedir. Finans pazarın­da­ki hükümet kon­trolünün kaldırıl­ması ABD bankaları­na büyük kar vadet­mek­te­dir. Bunu geçen senenin son üç ayın­da, finans köpekbalık­ları (spekülatör­ler) alışılmışın dışın­da yük­sek kar­lar ettiğinde göre­bildik. Trump, son derece düşük seviyede olan finans sek­törün­de­ki hükümet kon­trolünün de kaldırıl­masıy­la, ABD finans sek­törüne rek­a­bet alanın­da avan­taj sağla­mak niyetindeyken, ABD finans sek­törü ise, bu sıra­da, halkın birikim ve ser­mayesi­ni ver­gi indiri­mi ve kazanç vaat­leriyle topla­mak iste­mek­te­dir.

İş dünyasının bu bölün­mesinin yanı sıra, siyasal bir bölüme de mev­cut. Seçim esnasın­da ve son­rasın­da lib­er­al-müda­hale­ci (neo-kon­ser­vatif) veya yan­lışlık­la ‘hüman­ist’ olarak tanılan sek­tör ile dış siyasetin real­ist­leri arasın­da­ki bir parçalan­madan söz ediy­oruz. Bah­si geçen ilk kanat CIA ve askeriye tarafın­dan tem­sil edilmek­te­dir. Hillary Clinton’nın yenil­gisi aynı zaman­da, Bush döne­minde Irak ve Afganistan’daki başarısı­zlık­la sonuçlanan müda­halel­er­den son­ra askeri pro­vokasy­on­ların başın­da bulu­nan sek­törün de yenil­gi­sidir.

CIA tam altı yıl boyun­ca Suriye’de sis­tem değişik­liği için sürdürülen kam­pa­nyaya katılmıştı. Ortadoğu’da Rusya’nın tek müt­te­fi­ki olan Suriye başkanı Beşar Esad’ın devrilme­si için radikal İslam­cı mil­is­lerin silahlandır­mış ve finansal destek sağlamıştı. 2013 yılın­da Suriye hüküme­tinin iç savaş­ta kimyasal silah kul­landığı yalan haber­leri, Esad’a karşı yoğun bir hava saldırısı için bahane olarak kul­lanılmıştı. Eski başkanı Oba­ma, bu saldırıyı halkın ve NATO için­de­ki (Fransa dışın­da­ki) müt­te­fik­lerinin yeter­li desteği göster­meme­si ve askeri kurum­lar arasın­da oluşan poli­tik parçalan­ma sebe­biyle son anda dur­dur­mak zorun­da kalmıştı.

Bunun yanı sıra, Clinton’ın kam­pa­nyası ve Oba­ma hükümeti arasın­da, demokrat­ların adayının umu­lan zaferi son­rasın­da, Suriye’ye sis­temin belir­leyi­ci frak­siy­on­larının ve isti­h­barat teşk­i­latının açık­tan desteğiyle yapıla­cak, öncek­il­er­den daha şid­detli bir askeri müda­hale üzer­ine son derece ileri nok­ta­lara varan bir görüşme olduğu da şüphe götürmez durum­da.

Clin­ton, kam­pa­nyası esnasın­da tekrar ve tek­tar, Suriye’de ‘güven­li bir hava kori­doru’ kurul­ması ve Rus asker­leriyle çatış­ma anlamı­na gele­cek diğer önlem­lerin alın­masını talep etti. Rusya’ya karşı yürütülen bu tır­pan siyaset, CIA’in açık­tan müdahil olduğu Ukrayna’da bir diğer kızgın nok­taya sahip.

Trump’ın işbaşı öncesin­de­ki kaotik geçiş süre­ci, Trump ve isti­h­barat teşk­i­lat­larının arasın­da­ki çek­iş­menin keskin­leştiği­ni gös­teriy­or. Trump, isti­h­barat teşk­i­lat­larının açık­ladığı Rusya kay­naklı siber saldırı haber­lerinin gerçek­liği­ni açık­tan sorgu­ladı. İntikam olarak ise, hemen karşı taraftan Trump’ın Rus seks işçi­leriyle olan sözde ilişk­isi üzer­ine bir dosya yayın­landı. Bu hikayenin tüm tuhaflık­ları­na rağ­men, bu Trump’a — tar­i­hi ken­disinin değil, isti­h­barat teşk­i­lat­larının ve sis­temin yazdığı – bir uyarı olarak algılan­abilir. Trump henüz ABD’nin bu ‘derin devletiyle’ bir modus viven­di (geçi­ci ant­laş­ma) sağlaya­bilmiş durum­da değil.

Ordu yeni kuru­lan kabinede 3 koltuk alıp ve uygun bir ödül­lendirilmeyi bek­lerken, isti­h­barat teşk­i­lat­ları, ABD’in yeni dış siyasetinden en zor ikna ola­cak olan sek­törü tem­sil etmek­te­dir. Büyük bir ihti­malle Trump bazı ülkelere karşı daha sert bir dil kul­lan­maya başlay­a­cak, ordunun hoşu­na gide­bile­cek cid­di, yeni bir savaşa girm­eye karşı dikkatli ola­cak­tır. Ordu, aynı zaman­da silah endüstrisi ile beraber, Trump’a da mil­yarlar getire­cek olan yeni bir kabiliyet­siz ‘hari­ka-silah’ kam­pa­nyası başlatıl­masını bek­le­mek­te­dir, buna ‘Rea­gans „Star Wars” 2.0’ diye­bil­i­riz.

Diğer taraftan ise Trump’ın devir tes­lim töreninde yap­tığı başkan­lık konuş­ması neo-kon­ser­vat­i­flerin ve isti­h­barat teşk­i­lat­ların hoşu­na gitme­di. Trump bura­da ‘demokrasinin yayıl­ması’ pro­gramını ve onun içinde ön görülen ‘ren­kli devrim­leri’ red­det­tiği­ni beyan etmişti.

Başarısı­zlığa uğrayan dış siyaset en büyük yenil­gisi­ni Suriye’de aldı. ABD ilk defa, Türkiye ile Rusya arasın­da­ki ant­laş­malar ile bir çözüm sürecin­den böyle­sine dışlan­mış oldu. Trump’un bu siyaset­ten vazgeçme­si ve ekonomik koru­macı siyasete yönelme­si sadece Almanya ve Çin ile dış çatış­maları art­tır­mak­la kalmay­a­cak, ayrı­ca ABD için­de­ki hakim sınıf için­de­ki ger­il­im­leri de artıra­cak­tır.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.