Türkçe

Solun ve İşçilerin Cephesi İçindeki Programatik Tartışmalar

Başkanlık seçimleri sonrası FIT bileşenleri programatik manifestonun güncellenmesini ele alan bir çalışmaya giriştiler. İşçi Partisi (PO) ise bu tartışmaları terk edip, kendi önerisini açıklama kararı aldı. Bu öneri FIT'in bir önceki programına göre geri düşüşü ifade ediyor. Bizler bu tartışmanın esas noktalarını ve FIT için çeşitli stratejilerle olan bağlantısını sunmak istiyoruz.

Solun ve İşçilerin Cephesi İçindeki Programatik Tartışmalar

Ön seçim­ler son­rası yapılan görüşmelerin ışığın­da 25 Ekim’de yapıla­cak başkan­lık seçim­leri için her bileşen ken­di öner­isi­ni getir­di. Bu temelde ortak bir dokü­man­da karar kılındık­tan son­ra, Sosyal­ist İşçi­lerin Par­tisi (PTS) tarafın­dan getir­ilen taslak Sosyal­ist Sol (İS) tarafın­dan göz­den geçir­il­di. Bu nok­taya varıldığın­da PO tartış­mayı her­han­gi bir neden göster­me­den terk etti ve Ekim’de yapıla­cak seçim­ler için ken­di öner­isi­ni tek taraflı yayın­ladı. Bunu da “Sol­un ve İşçi­lerin Cephesi’nin Man­i­festo­su” olarak takdim etti.

Önceki FIT programlarına nispeten geriye düşüş

PTS’in taslağın­da bulu­nan ve PO’nun net veya de fac­to bir şekide red ettiği esas öner­il­er arasın­da şun­lar bulunuy­or: 1) Latin Amerika’nın popülist akım­ların­dan (Chav­izm, Evo Morales vb.) ve Syriza ile Podemos’un tem­sil ettiği Avru­pa neo­re­formiz­min­den doğru­dan ve net bir ayrış­ma 2) Yan­lış anlaşıl­maya mahal ver­meye­cek bir şek­ilde net bir işçi hüküme­tinin tanım­la­ması ve bur­ju­va devle­tinin baskı araçlarının son­landırıl­ması mecburiyetinin net bir şek­ilde dile getir­ilme­si. 3) “Her siyasal memu­run bir işçi kadar maaş alması ve her an görevden alın­abilme­si” talebinin tek başı­na bırakıl­ma­ması ve işçi hüküme­tinin devrim­ci eksende ele geçir­ilme­si hizmetinde kitlelerin deney­im­lerinin hız­landırıl­ması. 4) Sendi­ka bürokra­sisiyle arada­ki sınır­ların netleştir­ilme­si ve işçi öncüsünün son dönemde­ki mücade­le­sine destek ver­ilme­si, esnek çalıştır­ma ve taşeron­laştır­maya karşı net tale­pler yük­seltilme­si (herkes kadrolu işçil­iğe) ve uyuş­tu­ru­cu­nun sınırsız yasal­laştırıl­ması. 5) Devrim­ci par­tinin inşaasının ve sosyal­ist devrim mücade­lesinin per­spek­ti­flerinin gös­ter­ilme­si.

Tüm bu eksen­ler görüşmelerin bir parçasını oluş­tur­mak­tay­dı. PTS’in öner­isi içerisinde kendi­ler­ine yer bul­du­lar ve PO’nun açık­ladığı pro­gram­da ise olum­suz olarak yan­sıdılar. PTS ve PO arasın­da­ki daha evvel çok tartışılan bu nok­ta­lar üzerinde­ki fark­lık­lara rağ­men, 2011 ve 2013 yıl­ların­da­ki ortak metinleri tekrar­la­yarak da olsa bir ortak nok­taya varıl­mamış olması okuyu­cu­ları şaşırt­mış ola­bilir. Bir taraftan hayret veri­ci olay olarak dur­mak­tadır. Öbür taraftan ise Sol­un ve İşçi­lerin Ceph­esi için savunulan değişik strate­jik pro­jelere bakıldığın­da, ki bun­lar ön seçim­lerde açığa çık­mışlardır, bu sorun netleşmek­te­dir.

PO, FIT’in pro­gramının daha genel ve “diplo­matik” tanım­lar­la yumuşatıl­ması konusun­da ısrar­cı davranıy­or. Bu siyaset ön seçim­lerde­ki siyasetin devamıdır. O süreçte PO, cepheyi cid­di bir tartış­ma yürütmeden ve FIT pro­gramı­na destek ver­meyen gru­pların ceph­eye katıl­masıy­la güçlendirmeyi öner­mişti. Per­ro San­til­lán, Pueblo en Mar­cha, CRCR vs. akım­ların­da bu durum söz konusudur. Biz PTS olarak buna karşın daima FIT’in işçi mücade­lesin­de­ki müda­ha­leri derin­leştiği, işçi, genç­lik ve kadın hareke­tinin öncü geniş kes­im­lerin kazanıldığı takdirde güçleneceği­ni savun­duk. Bu esna­da cephenin pro­gramının sert bir şek­ilde savunul­ması ve bu duruş üzerinden bu görüşü pay­laşan akım­lar­la tartışıl­ma yürütülmesi­ni savun­duk.

PO’nun bir çok karara bağlanılmış pro­gra­matik nok­tadan geriye düşmesi­ni ve biz­im savun­duğu­muz bir çok pro­gra­matik per­spek­tifin somut­laştırıl­masını red­detmesinin nedeni­ni bu şek­ilde açık­laya­bil­i­riz. Bu tartış­manın esas nok­ta­larını sen­tezi bir öze­tle aşağı­da sunuy­oruz.

Olguları ismiyle anmak gerek

FİT’in gelişi­mi ve en cid­di başkan aday­ları Sci­oli, Mas­sa ve Macri tarafın­dan şim­di­den açık­lanan kesin­tilere karşı hazır­lan­ma zorun­lu­luğu, ayak­ları hava­da duran gelişmel­er değil. Kap­i­tal­izm 2007’den bu yana dünya çapın­da ve böl­gem­izi doğru­dan etk­ileyen bir kriz içindedir. Bu esna­da kap­i­tal­izmin insancıl­laş­masını bur­ju­vazinin kanat­ları ile kardeş olma üzerinden savu­nan çoğun­luğa dair çeşitli yöne­lim­leri imti­hana sok­muş­tur.
2011 yılın­da­ki FIT’in ilk poli­tik man­i­festo­su “tüm Latin Ameri­ka hükümet­lerinin açık kap­i­tal­ist karak­teri­ni mahkum eder, tüm işçi­lerin, köylü­lerin ve gençliğin göz­leri önüne Evo Morales’in ve Hugo Cháves hükümet­leri­ni teşhir eder.”

PO’nun tam da bu sınıf uzlaş­macı strate­ji­lerin siyasal yetenek­si­z­lik­lerin herkes tarafın­dan anlaşıldığı bir dönemde, bu akım­ların net bir adlandırıl­masın­dan geri dur­ması, açık­tan bir geriye düşüştür. “21. yüzyıl sosyal­iz­mi” söylem­ler­ine rağ­men Nicolás Maduro Venezue­la’­da işçi­lerin maaşlarını erite­cek olan paranın değer­si­zleştir­ilme­si kararını ver­di. Bur­ju­va ulusal akım­ların bu siyaseti darbe geleneğinin mev­cut olduğu Venezue­la’­da­ki gibi emperyal­ist yan­lısı bur­ju­va muhale­fet­lerinin güçlen­me­sine sebep olmak­tadır. Biz, 2002’deki darbe gir­işimine karşı karar­lı bir şek­ilde karşı gelmiştik.

Evo Morales’in Bolivya’­da­ki hükümeti daha çok bir halk ceph­e­sine ben­ze­mek­te­dir. 2000 ve 2005 yıl­ların­da­ki halk ayak­lan­maları sonu­cun­da yer­li halk­lara anayasal tavi­zler ver­mek zorun­da kalmıştı. Lakin bu sıra­da Orta­doğu’­da­ki “yarım hilal” bur­ju­vazisi ile olan işbir­liği­ni derin­leştir­di ve Mayıs 2013 büyük grevin parçası olan ve COB’un sendikal bürokra­sisinin boyko­tu­na rağ­men bir işçi par­tisinin kurul­masını ileri taşıyan sola karşı halen baskı uygu­la­mak­tadır. Bun­ların arasın­da FT-CI’nin Bolivya’­da­ki sek­siy­onu da yer almak­tadır.

PO aynı zaman­da Avru­pada­ki neo­re­formizmin en önem­li tem­sil­ci­leri olan Syriza ve Podemos’a karşı net açık­la­ma yap­mak­tan uzak dur­du. Bil­has­sa, (ken­disi­ni “sol” gören) Syriza hükümeti kesin­ti­leri engelle­mek için seçildik­ten bir kaç ay son­ra kesin­ti­lerin en büyük savunucusu oldu. Podemos aynı yolu kat etmek için ken­di­ni hazır­lıy­or. Çipras’­tan ayrıldık­tan son­ra kuru­lan Halk bir­liği “Syrizanın kök­ler­ine” tekrar dönüşü iste­mek­te­dir ve yeni hay­al kırık­lığını hazır­la­mak­tadır.

Bu strate­ji­lerin iflasların­dan çıkan der­sler işçil­er ve sol­cu­lar için merkezi öneme sahip­tir ve bu der­sler ken­di ülke sınır­larını aşmak­tadır. FIT’e yak­laşan akım­ların FIT’e katılımı için yapılan görüşmel­erde­ki tartış­malar­da bu konu­ların öne­m­ine vur­gu yap­tık. PO ise buna karşı Evo Morales’e poz­i­tif bir yak­laşım sunan Per­ro San­til­lán’un akımını ya da Syriza ile Podemos’u destekleyen Pueblo en Mar­cha’yı FIT’e der­hal dahil etmek istiy­or. Bu hükümet­lerin net bir şek­ilde tanım­lan­masının FIT pro­gramın­dan çıkartıl­maya çalışıl­ması tamamıy­la bu pro­gramın netliğine karşıdır ve sınıf bağım­sı­zlığının zayıflatıl­ması anlamı­na gelmek­te­dir.

Hangi işçi hükümetinden bahsediyoruz?

Şimdiye kadar­ki FIT pro­gram­ları her zaman “sömürülen­lerin ve ezilen­lerin sefer­ber­liği temelinde bir işçi hüküme­ti­ni” hede­fliy­or­du. Bu her ne kadar genel bir ifade de olsa, FIT bileşen­leri arasın­da­ki görüş bir­liğine tek­abül ediy­or­du.

PO’nun pro­gra­matik “yenil­iği” ise, biz­im öner­i­ler­im­izin aksine, “sömürülen­lerin ve ezilen­lerin sefer­ber­liği temelinde” olan kıs­mın çıkartıl­masını savun­ması­na dayanıy­or. Bu haliyle ken­di açık­ladık­ları pro­gram­da bulun­mak­tadır. Neden? Bunu açık­la­madılar. Ama bu ted­birin tek sonu­cu biz­im mücade­lesi­ni ettiğimiz işçi­lerin ikti­darı talebi­ni tama­men sulandır­mak­tır.

Aynı şek­ilde PO’nun bu çizgisi bir çok sefer FİT’in açık­la­maların­da yer alan “sömür­cü­lerin hizmetinde olan devletin baskı organının yer­ine işçi sınıfının ken­di örgüt­leri tarafın­dan işçi hükümeti kurul­ma mücade­le­si” siyase­tininin zorun­lu­luğunu man­i­festo­sun­da dile getirmek­ten kaçın­masın­da da gözük­mek­te­dir.

FİT’in seçim­lerde daha iyi sonuçlar aldığı dönemde, işçi­lerin ve kitlelerin hükümeti talebinin antibur­ju­va ve antikap­i­tal­ist karak­ter­ine daha sağlam bir vur­gu gerek­lidir. İşçi sınıfının bur­ju­va devle­ti­ni ken­di çıkar­larını gerçek­leştirmek için basitce üstlen­e­meye­ceği­ni, bilakis onun parçalan­ması ve ken­di ikti­darının kurul­ması gerek­tiği­ni belirt­mek gerek­lidir. 20. yy halk cephelerinin deney­im­leri, ki bun­ların arasın­da Şil­i’de­ki Allende hüküme­tinin 1970–1973 arasın­da­ki süre­ci de var, yeter­ince bu tespi­ti doğru­la­mak­tadır.

Bu yüz­den bir çok sefer siyasal tale­p­ler­im­izin belir­gin­leştir­ilmesinin zorun­lu­luğu­na vur­gu yap­tık. Bunu şim­di de yapıy­oruz. Bu bize göre sömürülen­lerin ve ezilen­lerin sefer­ber­liğiyle kurala­cak bir işçi hükümeti için mücalede talebi­ni tekrar­la­mak ile mümkündür. Buna ilaveten gün­cel baskı güç­lerinin, kap­i­tal­ist düzenin savunucu­larının dağıtıl­ması ve işçi­lerin ken­di savun­malarını ele ala­cak­ları işçi mil­is­lerinin bun­ların yeri­ni alması zorun­lu­luğu­na da dile getirdik. Yal­nız­ca bu yol­la ken­di iş yer­lerinden veya ike­mat­gah adres­lerinden seçilmiş işçi­lerin oluş­tur­duğu işçi kon­sey­lerinin ulusal çap­ta­ki meclisinin siyasal sis­te­mi kuru­la­bilir.

Bu ifade ise bize göre bir ortak pro­gramın gerçek­leşe­bilme­si için bir “şart” değil­di, ne dün ne de bugün. Lakin PO’nun pozisy­on­ların­da­ki FIT’in daha önce­ki ifadelelerinden geriye düşüş, işçi hüküme­tinin FIT’in seçim zafer­leriyle bur­ju­va kurum­ların­dan gelişerek kuru­la­bile­ceği yönün­de­ki oportünist yorum­ları mümkün kıl­mak­tadır.

İşçilerin iktidarı mücadelesinde demokratik talepler

Bir baş­ka makalem­izde yazdığımız gibi, ön seçim kam­pa­nyasın­da FIT’in sınıf mücad­ele­ci karak­teri­ni işçi mücadeleri­ni mil­letvekil­ler­im­i­zle beraber destekley­erek ve “tüm siyasal görevlilerin bir öğret­men maaşı alması gerek­tiği” talebiyle bil­has­sa ön plana çıkardık.

Bu sebepten dolayı iler­lemem­izi bur­ju­va siyasal sis­tem­ine eleştir­i­ler­im­iz ile göster­meyi bir zorun­lu­luk olarak gördük. Esas mese­le, ken­di pro­gramımız­da yukar­da­ki talebin ve tüm siyasal görevlilerin görevden seçim­le geri çağrıla­bile­ceği ve sen­a­to ile başkan­lık makamının kaldırıl­ması tale­p­lerinin (bu tale­pler Paris Komünü’nün mirasıdır ve Lenin tarafın­dan Devlet ve Devrim’de yeniden can­landırılmıştır) net bir şek­ilde ortaya koyul­masıdır. Bun­lar işçi hüküme­tinin devrim­ci eksende ele geçir­ilme­si hizmetinde kitlelerin deney­im­lerinin hız­landırıl­ması ile fark­lı bir yerde dur­ma­mak­tadır. Troç­ki buna yakın düşüncesi­ni “Fransa için Eylem Programı’nda” net bir şek­ilde ortaya koy­muş­tur.

PO bunu ken­di pro­gra­matik man­i­festo­sun­da “Sen­a­to ile görevden geri çağrıla­bile­cek üyelerinden oluşa­cak bir tem­sil­ci kon­gre­si” mücade­le­sine bağla­yarak, bu talebi açık­tan değer­si­zleştiriy­or. Böyle­lik­le FIT’in hede­fleri üzerinde­ki iki anlam­lılığı en uç nok­taya taşıy­or­lar.

Peki Bürokrasi? Ya işçi mücadeleri?

Şaşırtıcı olan bir nok­ta da, PO’nın FIT adı­na açık­ladığı ken­di pro­gra­matik man­i­festo­sun­da ken­di hak­larını savun­mak için örgütlen­mek isteyen işçi­lerin gün­lük düş­manı olan sendi­ka bürokra­si­sine dair tek bir kelime sarf etmeme­sidir. Daha şaşırtıcı olan ise, bu olgu­nun hiç bir zaman bir tartış­ma konusu olma­ması ve PO’nun önce­ki öner­isinde bu talebin yer almasıdır.

Son aylar­da­ki avant­garde [öncü] işçi­lerin önem­li mücadeleri hakkın­da da bu gibi şey­leri söyle­mem­iz gerek­li. Biz PO’yu ken­di başlangıç öner­isinde Lear, Don­nel­ley veya World­col­or’un örnek teşk­il eden mücadeleri bulun­dur­madığı için eleştirdik, ki bu mücadelerin esas aktivist­leri çoğu zaman FIT’in aday­ları arasın­da yer alıy­or­du. Son yayın­lanan “Man­i­festo” ise bu mücadeleri görmez­den gelmek­le kalmıy­or, 60 hatının oto­büs şöför­lerinin mücade­le­si, yemek yağı üre­ti­mi ve Cres­ta-Roja işçi­lerinin mücadeleler­ine de değin­miy­or. Ki bu mücadelel­er PO’nun ilk öneresinde yer alıy­or­lardı. Maçist şid­dete karşı tar­ih­sel sefer­ber­lik olan (NiU­na­Menos) hareke­tine dair bir tek kelime bile edilmiy­or.

Butün bu “yeni­likçi” eksik kalan per­spek­ti­fler FIT’in evvel­ki pro­gram­ların­da kendine yer bul­muş­tu. Bürokrasiye eleştiri ve en önem­li gün­cel mücadelerin destek­len­mesi şimdiye kadar vazgeçilmez unsurlardı.

PO’nun man­i­festo­su FIT’in pro­gramın­da yer alan “herkesin kadrolu işçi olması” talebi­ni “işçi sözleşmelerinin işçi tem­sil­ciğinin göze­timine girme­si” talebiyle değiştir­di. Tam bir semp­to­matik değişik­lik. Bu talep PTS’in adım adım taşeron­luğu savu­nan Per­ro San­til­lán akımının olduğu Jujuy’­da­ki işçil­er ve çalışan­lar sendikasın­da (SOEM) ve her yerde merkezi bir fark nok­tasını oluş­tu­ruy­or­du. Ki bun­lar ilk baş­ta taşeron bir iş sözleşmesi­ni savunurken, kadrolu işçi olmayı da ikin­ci bir aşa­manın öge­si olarak görüy­or­lar. PO FIT’e kat­mak iste­diği Per­ro San­til­lán akımı için tavi­zler sunuy­or.

„Birleşik Cephe“ ve Program

Bizler bir çok sefer bir­leşik cephe tak­tiğinin Troçki’nin de dediği gibi bir doğa üstü ilk­eye dönüştürülmesinin yarat­a­cağı tehlik­eye işaret ettik. PO’nun önce­ki pro­gram­ları aşmay­a­cak bir yeni bir ortak pro­gramın bile oluş­tu­rul­masını red­detmesi, FİT’in strate­ji­leri üstüne yeni bir tartış­ma başlığıdır.

PO’nun değişik pro­gram­lara sahip gru­pların cid­di bir tartış­ma süre­ci ve ortak bir eylemlilik süre­ci geçirme­den FIT’e kat­ma arzusu içinde olduğunu daha öncede belirt­tik. Böyle­si bir durum, Sol­un ve İşçi­lerin Cephesi’nin sınıf bağım­sı­zlıkçı karak­terinin sulan­ması­na yol açar. PO’nun yukar­da belir­tiğimiz pro­gram­sal geriye düşüş­leri bu söyle­mi hak­lı çıkar­mak­tadır.

Biz­im için pro­gram­dan vazgeçmeme ve FIT’in karak­teri­ni sağlam bir şek­ilde savunul­ması, bir­leşik cephe siyase­tinin somut mücadele hede­fleri uğrun­da tak­tik­sel esnek­liği ile bir ara­da bulun­mak­tadır. Bunu her gün kanıtlıy­oruz.
Jujuy [Arjan­ti­n’in kuzeyin­de­ki eyalet] vakasın­da PO’nun hatası iki yön­lüdür. Bu eyalet­te­ki şeçim­lere FIT bütün olarak katıl­mak­tadır. Çünkü PTS, PO’yu Per­ro San­til­lán ile kur­duk­ları “Bir­lik” lis­tesinin ön seçim­lerde çok düşük bir oy alması­na ve gerek­li kriter­leri yer­ine getirmeme­sine rağ­men, par­la­men­to­da­ki koltuk rota­sy­onuna kab­ul etti.Şimdi ise bir­leşik FIT’in Ekim’de­ki seçim­lerde (PO tarafın­dan son derece övülen) San­til­lán’ ın lis­te­sine karşı mücadele etmesi gerek. Bu FIT’in (haliyle PO içinde) % 5’lik bara­jı aşma ve mecliste koltuk kazan­masını zor­laştır­mak­tadır.

FIT baş­ka pro­gra­ma ve siyasi faaliyete sahip ve son tahlilde rakip olarak karşısı­na çıkan sözde müt­te­fik­lerin “baş­tan çıkarıl­masıy­la” ileri taşınıla­maz. Bilakis ekonomik kesin­tilere ve bur­ju­va par­ti­ler­ine karşı ülke çağın­da büyük bir kam­pa­nya ile işçi­lerin, kadın­ların ve genç­lerin gücüyle sınıfın bağımı­zlığını savu­nan alter­nat­i­fi güçlendirerek gerçek­leşir. Bu biz­im ulaş­mamız gereken hede­fimizdir.

Bu yazı ilk olarak 7 Ekim 2015 tar­i­hinde yayın­lan­mıştır.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.