Türkçe

Seçimlerde “düşmanımızın düşmanını” destekliyor muyuz?

ARJANTİN: 2. tur seçimlerinde gerek hükümetin adayı Daniel Scioli gerekse neoliberal aday Mauricio Macri kemer sıkma siyasetini savunuyorlar. Solun ve İşçilerin Cephesi'nin (FIT) partileri geçersiz oy kullanma çağrısı yaptı. Bu esnada Sosyalist İşçi Partisi (PTS) ve İşçi Partisi (PO) arasında önemli bir tartışma başladı. Burjuva adayların reddedilmesi taktik mi yoksa strateji midir?

Seçimlerde “düşmanımızın düşmanını” destekliyor muyuz?

PO’nun merkez komitesinin bildirisi FIT içerisinde geçer­siz oy kul­lanımının temel­leri üzer­ine önem­li bir tartış­ma yürüt­meyi hede­fliy­or. Bu evvelden FIT’in pro­gram ve strate­jisi üzer­ine başlatılan polemik­ler­le bağlan­tılı bir tartış­madır.

PO şunu demek­te­dir: “Ken­di çıkar­larının aksine, PO sınıf mücad­ele­ci işçi sınıfının siyasal ve teorik geleneği­ni savun­mak­tadır. PO, kap­i­tal­ist sınıfın siyasal ifadeleri arasın­da­ki hiy­er­arşik fark­ları tanı­mak­tadır. Örneğin; demokrasi ve dik­tatör­lük veya çeşitli demokratik ve dik­tatör­lük hükümet­leri arasın­da­ki fark­ları ayırt ediy­or. Asla mücad­ele­ci işçi sınıfının siyasal bağım­sı­zlığın­dan fer­a­gat etmeden, bizler bir çok sefer “düş­manımızın düş­manını” destek­ledik. Her seferinde esas düş­manın hareket alanının dar­altıl­ması ve emekçi nüfusun hareket alanının genişletilmesi­ni ön plan­da tut­tuk. Kri­tik momentlerde (anlar­da), mesela 2005 yılın­da yer­li halkın ayak­lan­ması son­rası Evo Morales’e oy ver­ilme­si çağrısın­da bulun­duk. Aynısını 1989 yılın­da Brezilya oli­garşisinin tem­sil­cisi Col­lor de Mel­lo’ya karşı Lula’yı savu­narak yap­tık.”

2. tur seçim­lerinde geçer­siz oy kam­pa­nyasıy­la ilgili olarak şu soru sorul­malıdır: Bu biz­im zorun­lu olarak kab­ul­len­mem­iz gereken tak­tik­sel bir duruş mudur? Yok­sa bur­ju­va aday­ları­na oylarımızı ver­meme, (hazır­lanılan) esas siyasal mücade­lenin strate­jik bir unsu­ru mudur?

Düşmanlarımız arasındaki farklar ve Halk Cephesinin iflası

PO’nun merkez komite­si bu sefer her­han­gi bir bur­ju­va adaya (Sci­oli veya Macri) oy ver­ilme­si taraftarı değil. Lakin bu çizgi­den tama­men uza­k­laş­ma anlamı­na gelmiy­or. Zamanın­da destek verdik­leri Lula (1989) ve Evo Morales (2005) örnek­leri­ni, ken­di pozisy­on­larını açık­la­mak için dile getiriy­or­lar. Bu somut örnek­lere değin­meden önce, temel mese­leyi ele almak istiy­oruz.

PO, geçer­siz oy çağrısını “her ikisinin de bir­leşik düş­man bloğunu” oluş­tur­duğu söylemiyle açık­la­mak­tadır. Bizlerde şu soruyu sor­mak­tayız: Eğer bun­lar bir bir­leşik blok olmasay­dı ne ola­cak­tı?

PO, açık­la­masın­da bur­ju­va aday­lar­dan birisinin seçilmesi­ni hak­lı çıkara­bile­cek kri­tik momentler­den bah­set­mek­te­dir. Ancak devrim­ci strate­ji tam da bu tür “kri­tik momentler” için vardır. Bur­ju­vanın bölün­mesi devrim­ci durum­ları belirleyen özel­lik­ler­den biridir. (Gerçek “kri­tik momentler”)

Bu, kri­tik durum­lar­da iki veya daha fazla düş­man bloğu­nun olması anlamı­na gelir. Eğer PO’nun açık­la­malarını takip eder­sek, bu bu blok­lar­dan biri­ni destek­le­mem­iz ya da bu ihti­mali açık bırak­mamız gerek­li. Bu strate­jik tanım­la­ma feci sonuçları beraberinde getirir­di. Bu 20. yüzyıl­da kaybe­dilen tüm devrim­lerinin deney­im­leri­ni gös­teriy­or.

PO’nun eski müt­te­fiği olan Guiller­mo Lora’nın Devrim­ci İşçi Partisi’nin (POR) 1952 yılın­da­ki Bolivya devri­m­in­de­ki siyase­tine bak­a­bil­i­riz. POR o dönem Ulusal Devrim­ci Hareketin (MNR) sınıf uzlaş­macı temelde kuru­lan hüküme­tine karşı tes­lim siyaseti izlemişti. “MNR’nin sol kanadı­na” destek için çağrı yap­mış ve “antiem­peryal­ist bir­leşik cephenin” halk ceph­esi siyaseti man­tığı­na uygun siyasi tavır göster­miş­di. Bu durum­da açık­tan işçi sınıfının her tür­lü bağım­sız strate­jisin­den fer­a­gat etmişti. Bunun yer­ine işçi devri­m­i­ni yenil­giye götüren bur­ju­va ulusal hükümet için işçi­lerin yanıl­samalarını güçlendir­di.

PO bu man­tığı çeşitli bur­ju­va rejim­ler ve hükümetler arasın­da­ki “fark­lar” ile açık­la­mak­tadır. Tabii ki bu fark­lar mev­cut­tur. Lakin fark­ların tespit edilme­si ve bir bur­ju­va sek­törüne destek ver­ilme­si arasın­da devasa bir uçu­rum vardır.

Tüm bur­ju­va sek­tör­lerinin red­dedilme­si, 2002’de Chavez’e karşı emperyal­ist dar­b­eye karşı ilgi­siz kaldığımız anlamı­na mı gelmek­te­dir? Tabii ki hayır. Bizler bu dar­b­eye karşı gelmiştik ve aynısını bir daha yaparız. Ama bu durum­lar­da bile biz devrim­cil­er Chavez hüküme­tine siyasi desteğimizi sun­madık. Bu man­a­da 1955 Arjan­tin, 1936 İspanya veya 1917 Rusya gibi bir çok örnek­ten bahsede­bil­i­riz. Emperyal­izm ile çatış­mak, asla PO’nun dediği gibi, “düş­manımızın düş­manını destek­le­mek” anlamı­na gelmemek­te­dir. Bura­da aramız­da­ki büyük strate­jik fark ortaya çık­mak­tadır.

Bir bur­ju­va cenahını siyasal olarak destek­lerken, “asla mücad­ele­ci işçi sınıfının siyasal bağım­sı­zlığın­dan vazgeçme­den, bizler bir çok sefer “düş­manımızın düş­manını” destek­ledik” söyle­mi ken­di içinde bir çelişkidir. Çünkü böyle­sine strate­jik yöne­lim­ler, sınıf­sal bağım­sı­zlığı ve işçi sınıfının fakir orta sınıf gibi olası müt­ef­fik­lerin önder­liği­ni (hege­monyası) alma mücade­lesi­ni sadece tak­tik­sel detaya sürük­ler.

Troçki’nin “kri­tik momentler” soru­nunu 1936 Fran­sız Halk Ceph­esi konusun­da nasıl ele aldığı­na bak­mak epey yardım­cı ola­cak­tır. İşçi sınıfının iki en önem­li örgütlen­mesi (Sosyal­ist ve Komünist Par­ti) ile Radikal Par­ti (gelenek­sel olarak küçük bur­ju­vayı tem­sil eden sömürge­ci bur­ju­va par­tisi) tarafın­dan oluş­tu­rul­muş­tu bu Halk Ceph­esi. Troç­ki diy­or ki: Halk Ceph­esi ile ortak düş­man­larımız var. Bu sebepten dolayı, Halk Ceph­esi gru­plarıy­la para­lel olarak mücadel­eye hazırırız, hükümet için en ufak bir sorum­lu­luğunu almadan veya kendimizi Leon Blum’un [Halk Ceph­esi başbakanı] “koruyu­cu­ları” olarak tanım­la­madan. Biz bu hükümeti La Roc­que’ye [faşist önder] karşı küçük bela olarak görüy­oruz. Buna rağ­men küçük belaya karşı savun­ma, büyük belaya karşı mücadele ederek sağlana­maz. […] Eğer bizler Blum hüküme­tine karşı mücade­lenin vak­ti daha gelme­di diy­or­sak, bu onu savun­mak anlamı­na gelmemek­te­dir. Aksine yan­dan saldırıl­ması gerek­tiği­ni belir­tiy­oruz. Bu yan­lar ise Radikal Par­tidir.” (Leo Troçki’nin 19 Hazi­ran 1936 tar­ih­li mek­tubu. Çeviri ve işaretlemel­er editöre ait)

Müdafaa ve taarruz için Birleşik Cephe

Troç­ki ken­di strate­jisi­ni “kri­tik momentler” için oluş­tur­muş­tur. Bu sebebten dolayı ken­disi “küçük belaya karşı savun­manın, büyük belaya karşı mücadele ederek sağlana­may­a­cağını” biliy­or. Buradan yola çıkarak, Troç­ki bu tür durum­lar­da kitle­sel bir­leşik cephenin organ­larınının inşaasını savunur. Lakin bu sadece seçim alanın­da değil, bilakis doğru­dan doğruya sınıf mücade­lesinde kuru­lur. Bu strate­jik tutu­mu uzun bir süredir PO’ya karşı savun­mak­tayız.

1930’ların Fransa’sında Troç­ki halk ceph­esinin “eylem komitelerinin” kurul­masını düşüncesi­ni savun­mak­tay­dı. Birkaç ay önce­ki bir makalesinde PO bu komiteleri halk ceph­esi için seçim kam­pa­nya komiteleri ile karıştırdı. Lakin Troç­ki için bu salt “kam­pa­nya komiteleri” anlamı­na gelmemek­tey­di. Onların görev­leri üzer­ine Troç­ki şun­ları demek­tey­di: “Her halükar­da, bugün halk ceph­esinin sınır­ları­na çarpan kitle hareketi, eylem komiteleri olmadan ilerleye­mez. Eğer mücadele eden kitlel­er ken­di sorum­luk­larını ala­cak organ­ların şahşın­da bu görev­leri üstlen­me­zlerse, işçi mil­is­lerin kurul­ması, bir genel grevin hazır­lan­ması gibi görevler sadece kağıt üzerinde kalmaya mahkum­dur. Sadece mücadele içinde oluşan eylem komiteleri, sadece bin­leri kap­sayan değil, onbil­erce savaşçısı olan gerçek bir milis ortaya çıkarta­bilir.” (Troç­ki 1936: Fransa Ner­eye Gidiy­or?)

Bir­leşik bur­ju­va bloku­nun olmadığı kri­tik momentlerde, Troç­ki için tüm hükümetler aynı değildir. Buna karşın, işçi sınıfının bağım­sız somut gücünün inşaasının strate­jisi “büyük belaya” karşı ama aynı zaman­da da küçük belaya karşı da düşünülmek­te­dir. Bu iki bloğun karşısın­da devrim­ci­lerin göre­vi, işçi­lerin öz örgütlen­me ve savun­ma organ­ları­na dayanan işçi hüküme­tinin kurul­masıdır. Müdaafacı bir­leşik cephe biçim­len­mesi aynı zaman­da ayrıl­maz bir şek­ilde taar­ruzcu duru­mun hazır­lan­ması ile bağlıdır.

“Kamp düşüncesinin” kötü sonuçları

PO’nun “düş­manımızın düş­manını” destek­len­mesinin temeli ““esas düş­manın hareket alanının dar­altıl­ması ve işçi nüfusun hareket alanının genişletilme­si” düşünce­sine dayan­mak­tadır. Bu söylem Troçki’nin strate­jik düşüncelerinden daha çok, 2002 yılın­da Jaques Chirac’a “Le Pen kazan­masın” diye destek veren Fran­sız sol­u­na daha yakın dur­mak­tadır.

PO bu man­tığı “bir çok sefer” kul­lan­mak ile övün­mek­te­dir. Buna güzel bir örnek Syriza’nın 2012 yılın­da destek­len­mesi için yapılan seçim çağrısıdır. Syriza işçi sınıfıy­la organik bağı bulun­mayan bir orta-sol koal­isyon­dur. PO ken­di duruşun­dan o kadar çok emin­di ki, ken­di Yunan kardeş örgütlen­mesi Devrim­ci İşçi Par­tisi (EEK) aley­hinde çağrısını yap­tı. Ken­di Yunan yoldaşları neyse ki PO’yu din­lemedil­er! PO, 2015 yılı­na kadar Syriza’nın bir “sol hükümet­ten” başla­yarak, “işçi hüküme­tine” evrile­ceği yanıl­ması­na sahip­ti. Sonuçlar ortadadır: İkti­dara gelince, “sol hükümet” kur­mamış, miliyetçi sağ “Bağım­sız Yunan­lılar’ın” (ANEL) müt­ef­fiği olup, Troyka’nın kemer sık­ma plan­larının uygu­layıcısı olmuş­tur. “Esas düş­man” bu esna­da kitlel­er nezdinde meşru görü­nen, ekonomik kesin­til­er uygu­lay­a­cak hükümeti bul­duğu­na sev­in­mek­te­dir. “İşçi nüfusun” “hareket alanı” genişlemediği gibi, üstüne üstlük bu sürecin kur­banı olmak­tadır.

“Bir çok sefer” uygu­lanan PO man­tığı­na bir son­ra­ki örnek, Evo Morales için 2005 yılın­da yapılan seçim çağrısıy­dı. Bu hükümet ise bur­ju­vanın bazı kes­im­lerinin desteği­ni almış halk ceph­esi ben­z­eri bir hükümet­tir. “Esas düş­manın hareket alanı” bu esna­da 2003 yılın­da­ki isyan ile doruk nok­tası­na ulaşan, 2000 ile 2005 arasın­da­ki kitlelerin yoğun mücade­le­si tarafın­dan dar­altılmıştı. Evo Morales’in hede­fi, bu güç ilişk­i­lerinin çerçevesinde kitleleri sokak­lar­dan uza­k­laştır­mak­tı. Bu esna­da bir dizi tavi­zler ver­mek zorun­da kaldı: Maden ve hidrokar­bon kazançlarının bir kıs­mının elde edil­işine dayanan, yer­li halk­ların anayasal hak­larının tanın­ması gibi. Bu şek­ilde ayak­lan­manın merkezinde bulu­nan toprak mülkiyeti, transnasy­on­al şir­ket­leriyle olan ilişk­il­er, taşeron­laş­ma ve düşük ücretler gibi yapısal sorun­lar çözülme­di.

2009’dan itibaren Evo Morales strate­jik olarak sağa yanaş­maya başladı. Bu gelişmel­er­den duy­duğu şaşkın­lık­la, PO 2005’deki siyasal desteğin­den 180 derece bir dönüş ile 2009 yılın­da­ki anayasa refor­mu sürecinde tıp­kı emperyal­ist yan­lısı sağ gibi hayır çağrısı yap­tı. Bu zikzak çizgisi PO’nun Bolivya’­da kök salın­ması için gös­ter­diği çabaların neden başarısız olduğunu ve siyasal öner­i­lerinin neden kim­s­eye fay­dasını olmadığını açık­lıy­or.

Peki Morales’in ülke­si Bolivya’­da­ki işçi sınıfı? Hükümet sis­tem­atik olarak işçi­lerin “hareket alanının” genişle­meme­si için işçi sınıfı­na karşı mücadele yürüt­tü: Grevlere ve fab­ri­ka işçi­lerinin, öğret­men­lerin ve has­tane çalışan­larının sefer­ber­liğine saldırıl­ması gibi. Öze­lik­le sendi­ka çatı örgütlen­mesi COB’un içinde emeklilik refor­munu talep eden maden işçi­lerin 2013 yılının Mayıs ve Hazi­ran arasın­da­ki grevine karşı yürütülen mücadele göze çarp­mak­tadır.

Bu da yet­mezmiş gibi Morales’in ikti­dar par­tisi Sosyal­izme doğru Hareket (MAS) COB bürokra­sisi ile bir­lik­te son senel­erde­ki Bolivya işçi sınıfının en ileri­ci siyasal süreç­lerinden birine saldırıy­or: İşçi Par­tisinin deney­im­ler­ine. Bugün bile hükümet bu süre­ci taşıyan ileri­ci işçil­er ve tabanın lid­er­ler­ine karşı kavuş­tur­ma yürüt­mek­te­dir. Bun­lar arasın­da Devrim­ci İşçi Bir­liği – Dördüncü Enter­nasy­on­al’­den (LOR-Cİ – FT-CI Sek­siy­onu) yoldaşlarımız da bulunuy­or. Bugün hala Evo Morales’e ver­ilen seçim desteği­ni savun­mak son derece cür­retkar bir tutum­dur! PO’nun, zamanın­da bu tür bir işçi par­tisi­ni kurul­ması­na karşı çıkışı da sebep­siz değil­di. Bolivya’­da­ki durum­dan farkedildiği üzere, işçi sınıfının hareket alanının genişletilme­si PO’yu ilgilendirme­di.

Strate­jik tartış­maları küçümse­menin son derece ağır sonuçları olduğunu, PO’nun Brezilya’­da­ki eski grubu Causa Oper­aria örneğinde göre­bil­i­riz. PO’nun kamp düşünce­sine uygun hareket etmiş ve Brezilya’­da­ki hükümet par­tisi PT, Mek­sika’lı sosyal demokrat Par­tido de la Rev­olu­ción Democráti­ca (PRD) ve Uruguay’lı hükümet par­tisi “Geniş Cephe” ile beraber yıl­lar­ca São Paulo foru­mu­nun bir parçasıy­dı.

Bir diğer PO “örneğine” dair bir kaç kelime: 1989’daki Lula’ya seçim desteği çağrısı. Brezilyalı PT o zaman bir “bur­ju­va işçi par­tisi” olarak ortaya çık­tı. O bir basit bur­ju­va veyahut bir küçük bur­ju­va par­tisi değil­di, bilakis sendikalara dayanan bir reformist par­tiy­di. Bu özel­liğin­den dolayı, PO’nun verdiği diğer örnek­ler­den fark­lı bir duru­mu oluş­tur­mak­tadır.

Bizler neden somut olarak “Halkın Brezilya’sı” ceph­e­sine (Lula’nın Brezilya’nın Sosyal­ist Par­tisi PSB ile beraber kur­duğu) oy ver­ilmesinin hak­lılığı tartış­masını başlat­mak istemiy­oruz. Demek iste­diğimiz şey, bur­ju­va işçi par­tisi karek­terinden dolayı PT’e ver­ile­cek oyun anlam­lı olduğu bu durum­da bile, PO’nun strate­jik temelin­in yan­lış olduğudur.

Lenin, yoğun bir şek­ilde İngiliz komünist­ler­ine Labour Par­ty’e (İşçi Par­tisi) ortak cephe öneri getirmeleri çağrısın­da bulun­muş­tu. Lenin o dönem Labour Par­ty’i bir ”bur­ju­va işçi par­tisi” olarak değer­lendirmişti ve komünist par­ti ise son derece güçsüzdü. Lenin’in argü­manı PO’nun dediği gibi, ”esas düş­manın hareket alanının dar­altıl­ması ve işçi nüfusun hareket alanının genişletilme­si” değil­di.

“Bugün İngiliz komünist­leri, kitlelere yak­laş­mak­ta ve giderek onlara kendi­leri­ni din­let­mek­te büyük güçlük­ler­le karşılaşıy­or­lar. Ama ben, kendi­mi komünist olarak tanıt­tık­tan son­ra, seç­meni, Lloyd George’a karşı Hen­der­son­’a oy ver­m­eye dav­et eder­sem, beni her halde dinleye­cek­tir. Onlara herkesin anlay­a­cağı şek­ilde, sadece sovyet­lerin par­la­men­to­dan ve pro­le­tarya dik­tatör­lüğünün de Churchill’in (bur­ju­va demokra­sisi perde­siyle örtülü) dik­tatör­lüğün­den daha iyi olduğunu açık­la­mak­la kalmay­a­cağım. Aynı zaman­da Hen­der­son­’a oy ver­ilmesi­ni isterken, niyetimin ona asılan adama ipin destek olduğu gibi destek olduğu­mu ve Hen­der­son­’ların ken­di hüküme­ti­ni kur­maya yak­laş­malarının da aynı şek­ilde hak­lı olduğu­mu kanıt­lay­a­cağını, kitleleri ben­im tarafı­ma geçire­ceği, Hen­der­son­’un ve Snow­den’in siyasi ölüm­leri­ni hız­landıra­cağını anlat­a­cağım.” (Lenin 1920: Sol Komünizm: Bir Çocuk­luk Hastalığı)

Lenin, Labour Par­ty’e ver­ilen seçim desteği­ni hak­lı çıkar­mak için şunu diy­or: Soru­nun can alıcı nok­tası; komünist­lerin İngiliz işçi­leri komünizme kazan­ması ve reformist önder­lerin “siyasi ölüm­leri­ni” hız­landır­mak için boy­nuna ip geçirmel­erdir. PO ile yapılan kıyasla­may­la arada­ki fark son derece açık­tır.

Forum­dan başkan Dil­ma’yı “sağa karşı” savu­nan sadece bir kaç şahış geriye kalmıştır. Hal­bu­ki Brezilya’­da­ki bur­ju­va kam­pının bir PT hükümet kam­pı­na ve bur­ju­va muhale­fe­tine bölündüğü gün­cel durum­da, işçi sınıfının bağım­sız siyase­ti­ni izle­mek gerek­mek­te­dir. Bu yöne­lim için Brezilyalı kardeş örgütlen­mem­iz İşçi­lerin Devrim­ci Hareketi (MRT) mücadele etmek­te­dir.

Topar­larsak eğer: “Kamp düşüncesinin” strate­jik man­tığı PO’nun hem Brezilya’­da­ki hem de Bolivya’­da­ki gru­plarını kay­betme­sine yol açtı. PO’nun Yunanistan’­da hala, zayıf da olsa bir kardeş örgütü bulun­masının sebe­bi ise, gelen öner­i­lerin EEK tarafın­dan göz ardı edilme­sidir. Bu konu­da bilanço gereklil­iği vardır.

Geçersiz oy için büyük bir kampanyanın stratejik değeri

Arjan­ti­n’de bugün, 1936 Fransa’sındaki gibi bir devrim­ci durum­da bulun­madığımız aşikardır. Bizler bu tür “kri­tik momentler­den” bahsede­cek durum­da değiliz. Buna rağ­men, bu momentlere kendimizi hazır­lıy­oruz. Gün­cel siyasal kriz ve 2. tur seçim­lere dair duruş alın­ması, bize strate­jik unsu­run merkezi kon­u­ma getir­ilme­si imkanını doğur­mak­tadır.
Bugün, biz­lerin işçi­lerin hiç düş­manının arkasın­da durup, destek ver­meme­si için büyük bir kam­pa­nya başlat­ma imkanı var. Bağım­sız bir duruş ihtiy­acının ve yan­lış bur­ju­va alter­nat­i­flerinin şan­ta­jları­na boyun eğilmeme­si gerek­tiği­ni netleştirmek için fır­satımız var. Bur­ju­vanın kamuoyu­na karşı mücadele ve akın­tıya karşı yüzülme­si için elim­izde iyi bir fır­sat var, tıp­kı strate­jik hazır­lık­lar açısın­dan önem­li bir idman olduğu gibi.

“Siyasi hazır­lık nasıl oluşur? Kitlelerin devrim­ci bütün­leşme­si, yüce gönül­lük, demokratik köle sahip­ler­ine duyu­lan sadakat, mer­hamet bekleyen esaret umut­ların­dan kur­tarıl­ması, devrim­ci kadro­ların yetiştir­ilme­si, bun­lar ki, res­mi kamuoyunu pek cid­diye almayan, bur­ju­vaya karşı bur­ju­vanın işçilere karşı göster­miş olduğu gün­lük insaf­sı­zlığın sadece onda biri­ni göstere­cek olan­lardır.” (Troç­ki 1936: Fransa Ner­eye Gidiy­or?)

PO, geçer­siz oy için ver­ilen gün­cel mücade­leyi sadece bir tak­tik­sel bir sorun olarak algıla­mak­ta ve “kri­tik moment­leri” için sorgu­la­mak­tadır. Bu şek­ilde gün­cel kam­pa­nyanın siyasi anlamın­dan bir parçayı koparıp, strate­jik olarak da değeri­ni düşürmek­te­dir. Hal­bu­ki FIT bur­ju­vanın kamuoyu­na mey­dan okuya­bile­ceği­ni göster­me­lidir. Aynı zaman­da, iki kemer sık­ma siyaseti arasın­da­ki seçim turun­da, bir bağım­sız siyaset odağının ortaya çık­ması için mücadele etmelidir.

Çeviri: Suphi Toprak

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.