Türkçe

Acı ve Öfke: Kuşatma Altındaki Cizîr’de Katliam

Türk ordusu kuşatma altındaki Cizîr'de (Cizre) bir evin bodrum katına sığınan 60 insanı katletti. Kürt kaynaklarına göre son 6 ayda 460 insan hayatını kaybetti. Kürt dernekleri Türkiye ve Avrupa çapında protesto çağrısı yaptı.

Acı ve Öfke: Kuşatma Altındaki Cizîr'de Katliam

TRT 7 Şubat gece­si verdiği son daki­ka haberinde Cizîr’de özel harekat operasy­onun­da 60 PKK’lin­in etk­i­siz hale getir­ildiği­ni duyur­du. Bu haber hükümete yakın güçler tarafın­dan başarı olarak değer­lendiril­di. Gerçek­te ise despot AKP hükümeti bir katliam daha yap­mış oldu. Son haber­lere göre Türk ordusu kimyasal silah kul­landı. HDP mil­letvek­ili Faysal Sarıyıldız’ın aktardığı­na gore 30 kişi yan­mış halde bulun­du.

Bu insan­lar 22 Ocak’­tan itibaren bir binanın bodrum katın­da yaralı halde mah­sur kalmıştı. Bodrum katın­da bulu­nan­lar­dan en az 15 yaralı, 7 ölü ve bunun dışın­da 9 insanın has­tan­eye götürülmeyi bek­lediği biliniy­or­du. Türk ordusu buna rağ­men dok­tor­ların ve sağlık görevlilerinin bodrum katı­na girmesi­ni engelle­di. Cesetler Cizre Devlet Has­tane­sine ancak katliamın gerçek­leştiği sabah getir­ilebil­di. DİHA’nın (Dicle Haber Ajan­sı) aktardığı­na göre haber­lerin yayıl­masını ve has­tane per­son­elin­in ceset­leri görmesi­ni engelle­mek amacıy­la çalışan­lar asker­ler tarafin­d­an odalara kap­atıldı.

14 Ara­lik 2015’ten beri Cizîr’de sokağa çık­ma yasağı bulunuy­or. Şehirde elek­trik ve suya ulaşım epey zorken, birçok insanın tıb­bi yardı­ma ihtiy­acı var. Lakin günün sonun­da mer­mil­er ya da bom­balar ile karşılaşıy­or­lar.

Kürt sivillere yöne­lik katliam yeni bir şey değil, uzun süredir devam ediy­or. 6 aydan beri Türk hükümeti sis­tem­atik bir biçimde Kuzey Kürdis­tan’ı terörize ediy­or. Son aylar­da sayısız infaz, evlere top ateşi açıl­ması, 50 kez sokağa çık­ma yasağı kararı ve yüzlerce ölü var! Cizîr’in %83 oyla seçilmiş meşru belediye başkani Ley­la İmret bile görevin­den alındı ve hakkın­da davalar açıldı.

Savaş Türk işgalci siyasetinin barbar araçlarla devamıdır

Devlet ve medya çapın­da katledilen­lerin kaçının PKK’ye bağlı olduğu hakkın­da hem­fikirlilik söz konusu olmadığın­dan dolayı, TRT yayın­ladığı haberi aynı gün kaldırdı. Şır­nak val­i­sine göre 10 kişi öldürüldü. Kesin olan tek şey; Türk devleti olayı aydın­lat­ma taraftarı değil. Çünkü bugün söz konusu olan durum AKP hüküme­tinin sis­tem­atik savaş siyase­tidir. Roja­va ve Bakur’­da güçle­nen Kürt hareke­ti­ni tas­fiye etmek amacıy­la siv­il halk hedef alınıy­or. Türk ordusu­nun ablukaya aldığı Kürt şehirlerinde bütün belediyelere sahip olan HDP uzak ara en güçlü par­ti kon­u­mun­da. Kürt hareke­ti­ni tas­fiye etmeyi amaçlanan çözüm sürecinin son­landırıl­masının ardın­dan, bugün bu siyaset sadece baş­ka araçlar­la (savaş araçlarıy­la) sürdürülmek­te­dir.

Bugün AKP altı ay önce­sine göre daha güçlü kon­um­da duruy­or. Bunun sebe­bi ise Ser­mayenin Avru­pasının (AB) desteğidir. Türk devle­tinin hayli hazır­da­ki baskıcı yasaları ve sis­tem­atik saldırıları AB ile yapılan mül­te­ci­leri hapsetme anlaş­masının ardın­dan daha da derin­leşiy­or. Bu sefer biza­ti­hi batı emperyal­ist­lerinin isteği doğrul­tusun­da.

Olgu­ları ismiyle anmak devrim­ci bir gereklilik­tir: Bugün Avru­pa Bir­liği Kürt halkının maruz kaldığı Türk devlet terörünü yok saymıy­or. Bilakis AB bil­erek devlet terörünü tol­ere ediy­or. Bunun altın­da yatan sebep ise, AB’nin Orta Doğu’­da­ki çıkar­larının en az zarar­la muhafaza çabası ve Türk devleti ile olan strate­jik ortak­lığıdır.

Alman İçiş­leri Bakanı Thomas de Maizière’nin geçen Perşem­be günü yap­tığı açık­la­ma bu söyle­mi kanıt­lar nite­lik­te­dir:“Türkiye’ye yöne­lik sabah akşam eleştiri yapıl­masının bekleyen­lere öner­im bunu tutum­dan vazgeçmeleridir. Her iki ülkenin karşılık­lı ‘çıkar­ları’ bulunuy­or ve bu önem­li bir nok­tadır. (…) Ama eğer Türkiye’den ille­gal göçü sınır­la­masını istiy­or­sak, o zaman bu karşılık­lı men­faat den­klem­i­nin bir de ‘bedeli’ olduğu gerçeği­ni anlayışla karşıla­mak gerekir”

Alman emperyal­izmi­ni müt­te­fik olarak kazan­maya çalışan­lar bir kez daha hay­al kırık­lığı yaşadılar. İşçi­lerin ve ezilen halk­ların düş­manı olan emperyal­izm ile ancak mücadele edilir. En geç bugün emperyal­izmin çıkar­ları doğrul­tusun­da sadece savaş ve bar­bar­lık sözü verdiği açık­lığa kavuş­muş olmalı. Bugün Türk devleti AB’nin bütçe­si ile Kürt halkı­na karşı savaş yürütüy­or. Bun­dan dolayı bugün Kürt hareketiyle beraber sokağa çık­malı ve Alman devle­ti­ni baskı altı­na almalıyız.

Türk savaş ve işgal­ci siyaseti müza­kere masası­na dönüş ile son bul­may­a­cak­tır. Türk devleti Kürt hareke­ti­ni diz­lerinin üstüne çök­türme derdindedir. Kürt böl­gesin­de­ki savaşın halen sürmesinin bir diğer sebe­bi, batı şehirlerinde pasi­fliğin ve yenil­gi­cil­iğin hakim olmasın­dan kay­naklıy­or. Kürt hareke­tinin Türk devlet terörüne karşı gös­ter­diği direniş, genel grev ve kitle­sel sefer­ber­lik­ler ile batıya sıçra­malıdır.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.