Türkçe

FT Konferansı: Temel Kararlar

Dördüncü Enternasyonal – Troçkist Fraksiyon’un (FT-CI) 10-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen X. konferansının temel kararlarını paylaşıyoruz.

FT Konferansı: Temel Kararlar

X. Kon­fer­an­sın katılım­cıları arasın­da Arjantin’den Sosyal­ist İşçi­lerin Par­tisi (PTS), Brezilya’dan Devrim­ci İşçi­lerin Hareketi (MRT), Fransa’daki NPA bünyesinde faaliyet gösteren Devrim­ci Komünist Akım (CCR), Almanya’dan Devrim­ci Enter­nasy­on­al­ist Örgüt (RIO), Şili’den Devrim­ci İşçi­lerin Par­tisi (PTR), Meksika’dan Sosyal­ist İşçi­lerin Hareketi (MTR), İspanya’­dan Sını­fa Karşı Sınıf (CcC), Bolivya’dan Devrim­ci İşçi­lerin Bir­liği (LOR-CI), Venezuela’dan Sosyal­izm için İşçi Bir­liği (LTS), Uruguay’­dan FT’li yoldaşlar ve ABD ve İngiltere’den Left Voice bulunuy­or­du.

Katılan del­e­gasy­on­lar­da fark­lı kuşak­lar­dan tem­sil­cil­er vardı: FT’nin kuru­cusu olan yoldaşların yanı sıra, genç­lerin ve özel­lik­le kadın­ların katılımı ön plan­day­dı.

Yoğun tartış­malar­la geçen bir haf­ta boyun­ca, delegel­er ulus­lararası duru­mun başlı­ca yön­leri­ni ve yeni boyut­larını, ayrı­ca devrim­ci­lerin görev­leri­ni ele aldı. Söz konusu tartış­maları çeşitli makalel­erde pay­laş­maya devam ede­ceğiz.

Aşağı­da okurlarımıza, Konferans’ta varılan temel sonuçları ve alı­nan karar­ları sunuy­oruz.

(1) Uluslararası durumdaki değişimler ve FT’nin Avrupa’daki gelişimi

FT’nin X. Konferans’ındaki tartış­maların bir bölümü, sek­iz yıldır süren kap­i­tal­ist krizin yol açtığı dünya ekonomik ve poli­tik duru­muy­la ilgiliy­di. Söz konusu kap­i­tal­ist krizin önem­li sonuçların­dan biri yeni poli­tik olgu­ların ortaya çıkışı. Bugün merkez ülkel­erde (Avru­pa ve ABD) Gramsci’nin “organik kriz” olarak adlandırdığı sürecin unsurları göze çarpıy­or. Bu bağlam­da, bugünkü reformizmin özel­lik­leri, yeni reformizm ile emek reformiz­mi arasın­da­ki fark­lar ve de günümüzde devrim­ci par­ti­lerin inşa strate­ji­leri üzer­ine bir dizi temel tespitte bulun­duk.
(Bkz. FT Kon­fer­an­sı: Reformizm, merkez­ci­lik ve devrim)

Mart ayın­dan bu yana yoğun grevlere ve genç­lik eylem­ler­ine sahne olan Fransa, merkez ülkel­erde­ki “organik kriz” ve sınıf mücade­lesinin gelişi­mi açısın­dan hiç şüph­e­siz en ileri aşa­mayı tem­sil ediy­or. Merkez ülkel­erde, bil­has­sa da Avrupa’da yaşanan bu yeni süreçte, ulus­lararası akımımız eski kıta­da ilk kez otur­muş gru­plar­la yer alıy­or ve sürece doğru­dan müda­hale etme imkan­larımız bulunuy­or.

Kon­fer­ans­ta, FT’nin bu ülkel­erde­ki poli­tik müda­hale­si ve gelişi­mi için gerek­li çabayı sergileme ve araçları geliştirme kararı alındı.

(2) İnternet siteleri: Ulusal ve uluslararası düzlemdeki sesimiz

Diji­tal gazeteler­im­iz­den oluşan ulus­lararası ağ, önem­li bir gelişme sergile­di. Halen 11 ülkede ve beş dilde (Almanya’daki RIO’dan yoldaşlarımızın Türkçe say­fası da sayılır­sa altı) yayın yapıy­oruz ve bu tür bir faaliyet yürüten yegane ulus­lararası akımız. Ağın amacı, toplum­sal devri­mi hede­fleyen bir enter­nasy­on­alin inşası hede­fimize doğru iler­lemek, ki bu da biz­im için IV. Enternasyonal’in devrim­ci bir temelde yeniden kuru­luşu anlamı­na geliy­or.

X. Kon­fer­ans inter­net sitelerinin, FT örgüt­lerinin poli­tik düzlemde fark­lı fark­lı düzeylerde de olsa bir sese sahip olmasını, düzen­li poli­tik aji­ta­sy­on yap­masını sağladığını tespit etti. Öte yan­dan sitel­er, devrim­ci­lerin ide­olo­jik ve poli­tik etk­isi­ni artır­mak için önem­li bir­er araç vaz­ife­si görüy­or.

FT için­de­ki en gelişkin örgüt olan PTS örneği­ni alır­sak, par­la­men­to üyeleri, medyada­ki müda­haleler­im­iz ve FIT (Sol­un ve Emekçi­lerin Ceph­esi) seçim kam­pa­nyaları üzerinden oluş­tur­duğu­muz kitle aji­ta­sy­onu imkan­larımızı, La Izquier­da Diario sayesinde daha da geliştirdik.

Örgüt­ler­im­izin yüzlerce mil­i­tan­dan oluş­tuğu Brezilya, Şili, Mek­si­ka ve Fransa’daki inter­net siteler­im­izin gelişi­mi ise, bazı açılar­dan PTS için sitenin sahip olduğu önem­den de büyük bir öneme sahip. Zira bu ülkel­erde­ki sitel­er, örgüt­ler­im­izin poli­tik görünür­lüğünü cid­di bir biçimde artırdı.

Fransa’daki Révo­lu­tion Per­ma­nente (Sürek­li Devrim) inter­net site­si, çalış­ma yasası refor­mu­na karşı mücadele için sokak­lara dökülen genç­lik ve işçi­lerin sesi oldu ve sol entelek­tüeller arasın­da cid­di bilinir­lik kazandı.

Brezilya örneğinde Esquer­da Diário, kurum­sal dar­b­eye karşı, fakat PT’den bağım­sız bir poli­tik duruşun sözcüsü haline gel­di. Brezilya’da yaşanan derin krizde PSOL ve PSTU gibi gelenek­sel sol par­til­er ya dar­be­ci kam­pa ya Lulacı çizgiye meyled­erken, Esquer­da Diário’nun bir tür “üçüncü cephe”yi tem­sil eder haline geldiği­ni söyle­mek mümkün. Şim­di, yak­laşan belediye seçim­ler­ine de aday­larımı­zla katılıy­oruz.

Meksika’daki La Izquier­da Diario, Mek­siko ilin­de­ki Kuru­cu Meclis seçim­ler­ine bağım­sız aday gösterme sürec­imiz bağlamın­da bir sıçra­ma gerçek­leştir­di. Son 25 yıl­da­ki bu ilk bağım­sız sol aday­lar, yegane antikap­i­tal­ist seçeneği tem­sil ediy­or­lar ve eğitim emekçi­leri mücade­lesin­den geliy­or­lar.

Şili’deyse La Izquier­da Diario’nun gelişi­mi, öğren­ci ve işçi hareketiyle, son dönemdeyse özel emeklilik sis­te­mi AFP’ye karşı gelişen hareke­tle iç içe. Çeşitli yeni reformist eğil­im­ler (Jack­son, Boric, vs.) söz konusu süreç­leri poli­tik açı­dan kanal­ize etm­eye çalışıy­or.

İspany­ol devletinde, Izquier­da Diario.es radikal sol­un yeni medya araçların­dan biri haline gelmiş durum­da. Buna para­lel olarak, Podemos’un yeni reformizmine alter­natif, antikap­i­tal­ist bir cephe olarak çeşitli yapılar­la beraber kur­duğu­muz No Hay Tiem­po Que Perder (Kaybe­de­cek Zaman Yok) zem­i­ni de gelişiy­or.

Almanya’ya gelirsek, Klasse Gegen Klasse site­si, yabancı düş­man­lığı­na karşı duran ve mül­te­ci­lerin hak­ları için sokağa dökülen genç­lik kes­im­leriyle iç içe büyüy­or. Öte yan­dan, Almanya’daki radikal sol sitel­er arasın­da Türkçe bölümü olan yegane site de, Klasse Gegen Klasse (ülkede­ki göç­men işçi­lerin önem­li bir kıs­mının ana dili Türkçe).

Left Voice sitesinin kurul­masıy­la beraber FT, İngilizce konuşu­lan dünya­da da sesi­ni duyur­maya başladı. Bu da, akımımızı ulus­lararası plan­da genişlet­mek açısın­dan önem­li bir safha teşk­il ediy­or.

Bun­ların yanı sıra, bu yılın Mayıs ayın­da üç yeni sitem­iz kurul­du: LID Bolivya, LID Uruguay ve LID Venezuela.

(3) “Kolektif örgütçü” olarak siteler

Bu temelden hareke­tle X. Kon­fer­ans, sitelerin gelişi­mi­ni Lenin­ist anlam­da bir­er “kolek­tif örgütçü” olarak derin­leştirmeyi tartıştı.

“Gazete, ‑diy­or­du Lenin- sadece bir kolek­tif bir pro­pa­gan­da ve aji­ta­sy­on zem­i­ni olmak­la kalmaz, aynı zaman­da bir kolek­tif örgütçüdür de. Bu anlam­da, inşaat halin­de­ki bir binanın etrafın­da yük­se­len iskel­eye ben­zetilebilir gazete: binanın ceph­esi­ni şekil­lendirir, fark­lı unsurları arasın­da­ki ilişkiyi kolay­laştırır, işbölümü sağlar ve örgütlü çalış­manın ulaştığı genel sonuçları gözlem­le­meyi mümkün kılar.”

Bu bağlam­da Kon­fer­ans, FT örgüt­lerinin inşasın­da siteleri ön plana koy­mayı tartıştı: gelişim düzey­leri, sınıf mücade­le­sine müda­haleleri, karşılaştık­ları fark­lı olgu­lar, her bir örgütün ortaya koy­duğu poli­tik kam­pa­nya ve mücadelel­er, ve fark­lı alan­lar­da kur­duk­ları gru­plar bağlamın­da.

Temel hede­fimiz; işçi, öğren­ci, kadın hareket­leri ve entelek­tüeller arasın­da devrim­ci akım­lar inşa etmek ve bil­has­sa örgüt­ler­im­izin işçi hareke­tine nüfuzunu (pro­leter­leşmesi­ni) güçlendirmek.

Mese­le, şu iki faaliyet arasın­da yakın bir iliş­ki kur­mak: bir tarafta, (“şur­dan bur­dan” gelen insan­lar­la örgütlen­mek yer­ine) belir­li alan­lar­da kuvvetlen­mem­izi sağlay­a­cak “mevzi”lerin inşası; diğer tarafta, gün­lük poli­tik müda­halem­izi yoğun­laştır­mak için siteleri kul­lan­mak, sitel­er­le ülke çapın­da tüm mil­i­tan­lara ve sem­pa­ti­zan­lara ulaşa­bilmek, ve en geniş kes­im­lere erişe­bilmek için poli­tikamızı yay­mak.

(4) Propaganda faaliyeti ve kadro eğitimi

X. Konferans’ta, her bir FT örgütünün poli­tik gelişimine uygun bir pro­pa­gan­da ve eğitim faaliyeti yürüt­menin öne­mi ele alındı.

FT bünyesin­de­ki gru­plar fark­lı gerçek­lik­lere sahip ve dolayısıy­la gelişim aşa­maları­na göre özgül koşullar­la karşı karşıya bulunuy­or. Arjantin’deki PTS’nin hal­i­hazır­da 7000 üye­si var. PTS mil­i­tan­ları, çeşitli alan­lar­da­ki PTS gru­pları ve de sem­pa­ti­zan ağları tarafın­dan, bir öncü par­ti­sine geçiş süre­ci çeşitli boyut­larıy­la tartışılıy­or; bu yönde iler­lerken poli­tik ve sınıf mücade­lesin­de­ki becer­i­ler­im­iz kilit önem taşıy­or.

Brezilya, Şili, Mek­si­ka ve son olarak Fransa gibi şim­di­den yüzlerce üye­si bulu­nan FT örgüt­leriyle, onların oluş­tur­duğu gru­plar ve sem­pa­ti­zan ağları ise fark­lı fark­lı düzeylerde, pro­pa­gan­da ve eylem bir­lik­leri şek­linde işliy­or.

Üçüncü bir düzeyde bulu­nan, İspany­ol devletinde­ki Sını­fa karşı Sınıf (Clase con­tra Clase), Almanya’daki Devrim­ci Enter­nasy­on­al­ist Örgüt (RIO) ve Bolivya’daki Devrim­ci İşçi Bir­liği (LOR-CI), çeşitli eylem­ler de yürüten bir­er pro­pa­gan­da grubu. Bu yapılar şim­di­den ülkelerinde­ki öncü güçler nezdinde tanınır­lığa sahip ve gelenek oluş­tur­muş durum­da.

Dördüncü düzeyde ise, Venezuela ve Uruguay’daki başlangıç düzeyin­de­ki gru­plar ve ABD’de kısa süre önce kuru­lan Left Voice oluşu­mu geliy­or.

Diji­tal gazetelerin gelişi­minin bu tabloya getirdiği yeni boyut ise, sadece PTS değil bütün FT örgüt­lerinin daha geniş bir poli­tik etkiye ulaş­masını sağla­mak.

Bu da, örgüt­lerin gelişi­minin ilk aşa­maların­da salt pro­pa­gan­dacı bir faaliyetin öte­sine geçmesi­ni mümkün kılıy­or: Böyle­lik­le gru­pların siyasi süreçlere müda­hale­si (mesela MRT’nin Brezilya’daki kurum­sal dar­b­eye karşı faaliyeti) ve sınıf mücade­le­sine müda­hale­si (örneğin Fransa’da çalış­ma yasası refor­mu­na karşı mücadele) daha hızlı iler­leme kat ediy­or.

Ancak genele bakıldığın­da hâlâ, kitle hareke­tine kap­sam­lı bir biçimde hitap ede­cek kadro­ların biriki­mi aşa­masının ön plan­da olduğu söylenebilir. Bu da, pro­pa­gan­danın ön plana çık­ması anlamı­na geliy­or. Grubun gelişi­mi ne kadar başlangıç düzeyindeyse, pro­pa­gan­danın ağır­lığı artıy­or.

Gel­gele­lim, tek başı­na pro­pa­gan­da kadro­ların eğitimine olanak tanı­maz. Bu neden­le, temel bir görev olarak önümüze, en bütün­lük­lü anlamıy­la kadro eğiti­mi­ni koy­malıyız: Yani, teorik – poli­tik for­masy­onun yanı sıra, çeşitli mücadelel­er yürüt­mek (sınıf savaşımı, fark­lı strate­ji ve pro­gram­ların çatış­ması, bur­ju­va toplumu­nun bir­ey­ci­lik gibi “sağduyu“larına karşı mücadele, vs.) ve bu çerçevede (ulusal ve ulus­lararası) plan­da devrim­ci par­ti­lerin inşası göre­vimizde iler­lemek için gerek­li yoğun karar­lılığı oluş­tur­mak. Bu neden­le, aramıza katılan yeni yoldaşların devrim­ci Mark­sistlere yani pro­le­taryanın devrim­ci siyasetçi­ler­ine dönüşme­si nok­tasın­da, pro­pa­gan­da faaliyeti ve kadro­ların eğiti­mi temel öneme sahip.

FT gru­plarının en geniş poli­tik müda­hale­si olan sitelerin gelişi­mi, kadro eğiti­mi­ni “soğuk” bir süreç olmak­tan çıkarıy­or, siyasi müda­hale ve sınıf savaşımıy­la bağlan­tı­landırıy­or, poli­tik kam­pa­nyalar ve fark­lı eğil­im­ler arasın­da­ki tartış­malar üzerinden pro­gram ve strate­ji tartış­masıy­la ilişk­ilendiriy­or. PTS’den başla­yarak gru­plarımızın poli­tik gelişi­mi ne kadar ilerideyse bu müda­halem­izin kap­samı da o kadar geniş oluy­or.

(5) Left Voice’un güçlenmesi ve yaygınlaşması

Bugün Left Voice, hem ABD’deki oluşum halin­de­ki grubu­muzun web site­si hem de FT’nin ulus­lararası sitel­er ağının İngilizce ayağı. Böylece Left Voice, hem ABD’deki poli­tik, strate­jik ve pro­gra­matik tartış­maları har­lıy­or, hem de biz­im gün­cel poli­tik olgu­lara karşı (Black Lives Mat­ter oluşu­mu, Sanders’ın yük­selişi, vs.) duruşu­muzu yay­mamızı sağlıy­or. Öte yan­dan, FT’nin İngilizce konuşu­lan dünyada­ki erişi­mi­ni genişletiy­or.

Kon­fer­ans, daha kap­sam­lı bir ulus­lararası işbir­liğiyle Left Voice’u güçlendir­menin öne­m­i­ni vur­gu­ladı, bu amaçla bir dizi yön­tem karara bağ­landı ve Left Voice’un İngiltere’de de orada­ki mil­i­tan­larımız kanalıy­la hay­a­ta geçir­ilme­sine karar ver­di.

(6) Uluslararası ağın Türkçe ayağının gelişimi

Hal­i­hazır­da ulus­lararası ağımız beş dilde yayın yap­sa da, Almanya’daki RIO grubun­dan yoldaşlarımızın Klasse gegen Klasse inter­net sitesinde Türkçe bir bölüm de bulunuy­or.

Kon­fer­ans bu bölümü, hem Almanya hem Türkiye’den yeni katılım­cılar­la genişletme kararı aldı. İlk elde amaç, Türkçe okuyan okurlara bir ulus­lararası akım olarak FT’nin başlı­ca poli­tik gelişmel­er ve sınıf mücadeleleri karşısın­da­ki temel duruşunu sun­mak. Bunun yanı sıra pro­gra­matik ve strate­jik metinle de önem taşıy­or. Bu sayede akımımızın Türkçe dilin­de­ki sesi­ni büyüte­bil­i­riz.

(7) Pan y Rosas’ın uluslararası planda gelişimi

Konferans’ta fark­lı ülkel­erde, bil­has­sa Latin Ameri­ka ve İspany­ol devletinde, kadı­na yöne­lik şid­dete karşı gelişen #NiU­na­Menos eylem­leri gibi kitle­sel mücadelel­er tartışıldı. Neolib­er­al­izm son­rası hükümet­lerin [Chavez, Lula, Kirch­n­er… hükümet­leri ‑ç.n.], kür­taj hakkı talebine yanıt ver­meme­si nedeniyle kür­taj hakkı mücade­lesinin sürdüğü vur­gu­landı. Kür­ta­jın yasal olmadığı ülkel­erde bin­lerce kadın hay­atını kaybe­diy­or, hapse atılıy­or, suçlu muame­le­si görüy­or; merkez ülkel­erde ise kür­taj hakkı kazanımı her geçen gün sağ hükümetler ve poli­tikalar tarafın­dan sınır­landırılıy­or.

Kadın hareket­lerinde, fem­i­nist oluşum­lar­da ve sol yapılar­da ‑fark­lı biçim­ler altın­da- mev­cut olan iki hege­monik vizy­onu da tartıştık. İlk vizy­on, kadın­ları kur­ban pozisy­onuna koyuy­or ve devletin ‑aslen ceza­landır­ma yetk­isi­ni genişlet­mek suretiyle- patri­yarkal baskıya çözüm getirmesi­ni istiy­or. Diğer vizy­on ise, ‑bil­has­sa emperyal­ist ülkel­erde ve büyük metropollerde- kadın­lar olarak zat­en bütün hak­ları kazandığımızı ve çok­tan “güçlen­miş” olduğu­muzu savunuy­or, buradan hareke­tle bireyi merkeze alıy­or, beden ve arzuya yöne­lik disi­plin­ci söylem­leri “yapı sökümü”ne uğrat­mamız gerek­tiği­ni iddia ediy­or.

Bu “döne­min ruhu” karşısın­da, sol akım­ların ya reformist fem­i­nizm, radikal fem­i­nizm ve post-fem­i­nizme adapte olduğunu, ya da bir o kadar anti-Mark­sist bir pozisy­ona savru­larak, kadın­ların ezilmesinin özgül yan­larını inkar ettiği­ni ve onu tama­men kap­i­tal­ist sömürüye indirge­m­eye çalıştığını tespit ettik. Her iki yöne­lim de, işçi sınıfının, baskılara karşı emekçi, devrim­ci ve sosyal­ist bir pro­gram savunur ve antikap­i­tal­ist ve devrim­ci bir işçi hükümeti kur­maya çalışırken, bütün ezilen kes­im­ler­le beraber itti­fak kur­ma mücade­le­si ver­me­si gerek­tiği­ni gözardı ediy­or.

Bu kısa özette suna­madığımız kadar geniş bir kap­sama yayılan bu tartış­malar temelinde, Kon­fer­ans şu karar­ları aldı:

a) Pan y Rosas (Ekmek ve Güller) Ulus­lararası Man­i­festo­su yayım­lanacak. Man­i­festo, sosyal­ist devrim­ci kadın akımımızın temel poli­tik ve ide­olo­jik mücadeleleri­ni, kadın­ların kur­tu­luşu­na dair strate­ji öner­im­izi, aslen emekçi kadın­ların örgütlen­me­sine odak­lı olan pro­gram ve mil­i­tan pratiğimizin başlı­ca unsurlarını ortaya koy­a­cak.

b) Latin Ameri­ka ve Karayipler’de Kür­ta­jın Yasal­laş­ması Günü’nün kut­lanacağı Eylül ayın­da, Latin Ameri­ka ağır­lık­lı olmak üzere, ulus­lararası bir kür­taj hakkı kam­pa­nyası düzen­lenecek.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.