Türkçe

Araş Dosthüseyin İle Dayanışmaya!

Mül­te­cil­er Akdeniz’de boğu­luy­or, Münih ve Berlin’de aç kalıy­or­lar ve tutuk­la­narak Almanya’nın zin­dan­ları­na gön­der­iliy­or­lar!

Araş Dosthüseyin İle Dayanışmaya!

// Mül­te­cil­er Akdeniz’de boğu­luy­or, Münih ve Berlin’de aç kalıy­or­lar ve tutuk­la­narak Almanya’nın zin­dan­ları­na gön­der­iliy­or­lar! //

Avrupa’nın sınır­ların­da insan­lar ölüy­or ve Avru­pa devlet­leri buna tep­ki olarak ken­di çevrelerinde­ki duvar­ları daha da yük­sek örüy­or. Non-Cit­i­zens (Vatan­daş olmayan­lar) Avru­pa’­da yaşaya­bilmek ve çalışa­bilmek için mücadele ediy­or­lar.

Almanya’­da sokak­lara, mey­dan­lara çık­tılar, açlık grev­leri, ölüm oruçları yap­tılar. Müni­h’te­ki Alman Sendikalar Bir­liği (DBG) binasını işgal ettil­er. Tale­p­leri, ikamet­gah bildiri­m­inin kaldırılarak kişi­lerin hareket etme hakkının kısıt­lan­masının son­landırıl­ması, yemek paket­lerinin kaldırıl­ması ve mül­te­ci­lik başvu­ru­larının kab­ul edilme­siy­di.

Non-Citizensler’in başlı­ca göç neden­leri savaş, fakir­lik ve daha iyi bir yaşam isteği. Emperyal­ist ülkelerin vatan­daşları neredeyse tüm dünya çapın­da hiçbir engelle karşılaş­madan iste­dik­leri ülkelere gitme hakkı­na sahip iken, diğer ülkelerin vatan­daşları­na emperyal­ist ülkel­er kapılarını kap­at­mak­tadır. Emperyal­izm, sömürdüğü ülkelerin kay­naklarıy­la zengin­leşirken, sömürülen ülkelerin insan­ları zor koşullar altın­da yaşa­maya mecbur bırak­mak­tadır. Emperyal­izm, emperyal­ist olmayan ülkeleri sadece silah satarak, doğal kay­naklarını tüketerek sefalete sürük­lemiy­or, aynı zaman­da savaşlara neden oluy­or, dünyanın birçok yerinde ken­di çıkar­ları­na uygun geri­ci rejim­lere de destek veriy­or.

Dünya ekonomik krizinin bir sonu­cu olarak ortaya çıkan Avro krizi öze­lik­le Yunanistan ve İspanya’­dan bir çok işçiyi ucuz işgücü olarak Almanya’ya göç etm­eye zor­lamıştır. AB üye­si bir ülkede doğa­cak kadar şanslı olmayan­ları ise daha zor bir süreç bek­le­mek­te. AB üye­si olmayan ülkel­er­den gelen­ler Avru­pa’ya yol­cu­luk sürecinde ölümü göze almak­tadır­lar. Yol boyun­ca karşılaşılan engellere rağ­men Almanya’ya gelindiğinde ise karşılaşıla­cak olan taşeron işçi­lik ve güvence­siz çalıştırıl­ma, cin­siyete göre ücretlendirme olmak­tadır. İşçi sınıfının ırkçılık ile bölün­mesi gün­cel kriz sürecinde daha da önem kazan­mak­tadır, çünkü işçi sınıfın bir­liği zor­laş­mak­tadır. Aynı ücret ile çalış­ma saat­lerinin düşürülme­si talebi bu siyasal mücadelede bir kaldıraç ola­bilir.

Almanya’­da Non-Cit­i­zens hareketi çeşitli şekillerde mücadele etmek­te­dir. Araş Dosthüseyin de son iki yıldır Non-Cit­i­zen hareketi içinde mücadele eden deney­im­li aktivist­lerinden biri. Dosthüseyin bir röpor­ta­j­da şun­ları söyle­di: Non-Cit­i­zens sadece toplumun en zayıf halka­sı değil, aynı zaman­da işçi sınıfının en alt tabakasıdır. Bu biz­im için bir zaafiyet değil, bu ken­di yaşamı­na dair bir hak mücade­le­sidir, baş­ka tür­lü davran­abilme duru­mu da yok­tur zat­en. Biz­im anal­i­z­ler­im­ize göre, Non-Cit­i­zens radikal bir hareket­tir, çünkü birşey­leri kazan­mak istiy­or­lar ve kaybe­de­cek hiç bir şey­leri de yok. Bu bir hay­at­ta kal­a­bilme mücade­le­sidir. İnsan­ların ülkeleri­ni terk etmelerinin sebe­bi kap­i­tal­ist ve emperyal­ist dünya düzeninde aran­malıdır. Bura­da bir netleşme gerek­mek­te­dir ilk baş­ta. Eğer Almanya dünyaya ille­gal olarak silah ihraç eder­se, o zaman ken­disi­ni Almanya’ya insana yakışa­cak bir yaşam için gele­cek insan­lara hazır­la­malıdır. Bizler Almanya’nın bize otu­rum hakkı ver­meme gibi bir hakkının olduğu­nun düşün­müy­oruz. Ben İran’­da üzerinde ‘Made in Ger­many’ yazan aletler­le işkence gördüm. Vücud­um­da bu işkencelerin izleri­ni hala taşıy­o­rum.”

Mücadele sürecinde Araş Dosthüseyin defalar­ca tutuk­landı. Şimdiye kadar hakkın­da 20’ye yakın suç duyu­rusun­da bulunul­du ve birçok dava açıldı, yeni­leri de açıl­ma aşa­masın­da. İlk dava sonu­cun­da Araş Hüseyin tutuk­lan­ma esnasın­da polise diren­mek­ten ve hakaret­ten iki aylık bir hapis ceza­sı­na çarp­tırıldı. O ise bu konu­da şu nok­tayı öne çıkardı: ’ İki aylık bir hapis ceza­sı, Akd­eniz’de ölen sayısız insan­la, onların ailelerinin dök­tüğü gözyaşıy­la kıyaslandığın­da nedir ki?

Hakim, Araş Dosthüsey­in’i Almanya’nın bir hukuk devleti olduğu­na işaret ederek ceza­landırdı. Görmez­den geldiği nok­ta ise, AB’nin sınır­ların­da insan­ların öldüğüy­dü ve tüm Avrupa’da mül­te­ci­lerin ikin­ci sınıf insan muame­le­si gördüğüy­dü. Bu ‘hukuk devleti’ ken­di sınır­ları dışın­da­ki ölüm­ler­den, Non-Citizensler’in baskıya uğra­masın­dan ve göz ardı edilmesin­den de sorum­ludur.
Yapılan tüm fedakar­lık­lara ve yürütülen mücadel­eye rağ­men Non-Cit­i­zens bu mücade­leyi tek başı­na kazana­maz. Almanya’­da­ki mev­cut engeller ve bölün­mel­er ve emperyal­izm sadece işçi sınıfı tarafın­dan aşıla­bilir. İşçi sınıfının ken­di­sine karşı olan kısıt­la­maları aşmak için objek­tif bir çıkarı vardır. Bunun için, işçi sınıfı mücadeleleri sınıfı felce uğratan reformist ve pasi­fist çizgi­lerin, ırkçı poli­tikaların ve emperyal­izmin dışın­da bir siyasal bil­inç ile aktif olmalıdır. Geniş, toplum­sal bir hareketin kurul­ması ve bunun non-Cit­i­zens mücade­lesi­ni ken­di mücade­le­si olarak sahiplen­mesi gerek­lidir, ancak bu başarılır­sa Non-Cit­i­zens Avrupa’nın sınır­ların­da ölmeye­cek­lerdir.

Araş Dosthüseyin ile dayanış­maya çağırıy­oruz ve ona karşı olan tüm hukuk­sal adım­ların dur­du­rul­masını talep ediy­oruz!
Tüm ilti­ca başvu­ru­ların kab­ul edilme­si
Seya­hat özgür­lüğü için ve Fron­tex’in kap­atıl­ması!
İkamet­gah bildiri­m­inin ve iş yasak­larının kaldırıl­ması!

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.